Doğadan İlmeğe: Geleneksel Ayvacık Halıcılığının Büyülü Dünyası

Çanakkale Ayvacık Halısı ( Süleymanköy Kooperatifi)

Çanakkale’nin Kazdağları eteklerine sırtını dayamış şirin ilçesi Ayvacık, sadece Assos’u veya zeytinyağı ile değil, yüzyıllardır süregelen köklü bir sanatıyla da dünyaca ünlüdür: Geleneksel Ayvacık Halıları.
Yörük ve Türkmen geleneklerinin ilmek ilmek işlendiği bu halılar, 15. yüzyıldan günümüze uzanan bir mirasın temsilcisi. Öyle ki, bu halıların desenleri, ünlü Avrupalı ressamların (Holbein ve Crivelli gibi) tablolarında dahi yer alarak sanat tarihindeki yerini almıştır.
Peki, Ayvacık halılarını bu kadar özel kılan nedir? Gelin, bu renkli dünyanın kapılarını birlikte aralayalım.

1. %100 Doğal Malzeme ve El Emeği

Ayvacık halılarının en belirgin özelliği, tamamen doğal malzemelerden üretilmesidir. Halının iskeletini oluşturan çözgüden, desenleri oluşturan ilmelere kadar her şey %100 yündür.
Yün Seçimi: Yörede koyunlar yılda iki kez kırkılır. Mayıs-Haziran aylarında alınan "kış yapağısı" uzun elyaflı olduğu için halı dokumasında daha makbuldür.
Tezgah: Dokumalar, yörede "ıstar" adı verilen geleneksel ahşap tezgahlarda, Türk düğümü (Gördes düğümü) tekniğiyle yapılır.
İlginç Bir Detay: Eski Ayvacık halılarının karakteristik özelliklerinden biri, atkı iplerinde genellikle pembe veya uçuk kırmızı rengin tercih edilmesidir.

2. Doğanın Renkleri: Kökboya Mucizesi

Ayvacık halılarını diğerlerinden ayıran ve onlara o parlak, canlı karakterini veren asıl unsur doğal boyama teknikleridir. 1980'lerde bölgede başlatılan DOBAG (Doğal Boya Araştırma ve Geliştirme) projesi sayesinde, sentetik boyalar (halk arasındaki tabiriyle "deli boya") terk edilerek atadan kalma reçetelere geri dönülmüştür.
Yöre kadınları doğadan topladıkları bitkilerle harikalar yaratır:
Kırmızı (Al): "Kökboya" bitkisinin köklerinden elde edilir. Ayvacık halılarının alametifarikasıdır.
Sarı: Papatya, soğan kabuğu, ayva ve asma yaprakları kullanılır.
Yeşil: Ceviz yaprağı veya kabuğu ile elde edilir. Bazen de sarıya boyanmış ipler çivit (indigo) ile tekrar boyanarak yeşile dönüştürülür.
Siyah ve Tetra: Meşe palamudu ve mazı kullanılarak "tetra" denilen yeşilimsi kahve bir ton elde edilir. İçine demir sülfat (saçıkıbrıs) eklenince renk siyaha döner.

3. Desenlerin Dili: Her Motif Bir Hikaye

Ayvacık halılarında zemin rengi genellikle koyu kırmızıdır ve motifler geometrik bir dille stilize edilmiştir. Ancak bu geometrik şekillerin her birinin bir adı ve hikayesi vardır:
Turnalı: Adını, halının göbeğindeki madalyonun etrafında dönen dört turna kuşuna benzetilen motiflerden alır. Bu desenin kökleri 15. yüzyıl Avrupa ressamlarının tablolarına kadar uzanır.
Altın Tabak: Genellikle Manav köylerinde çeyizler için dokunan, geometrik madalyonlu, çok özel ve kıymetli bir desendir.
Elekli: İsmini, zeminindeki sekizgen formların eleğe benzetilmesinden alır. Bergama ve Kazak halılarıyla akrabadır.
Yeşilbacak (Yeşilbaş): Kırmızı zemin üzerine yeşil renkli, deforme olmuş hayat ağacı formlarını içerir.
Oklu (Kızıllı): Dikdörtgen bir formdan çıkan dört ok işareti nedeniyle bu ismi almıştır. Yöredeki düğünlerde gelinin atının terkisine bu halının serilmesi bir gelenektir.
Baratlı: "Şeytan tırnağı" olarak da bilinir ve çok eski, köklü bir desendir.

Sonuç Olarak
Ayvacık halıları, sadece yere serilen bir eşya değil; Kazdağları'nın bitki örtüsünü, Yörük kültürünün estetiğini ve yüzyılların birikimini bugüne taşıyan birer sanat eseridir. Yolunuz Ayvacık'a, Assos'a veya Küçükkuyu'ya düşerse, bu renk cümbüşünü yakından incelemeden ve o kökboyaların kokusunu içinize çekmeden dönmeyin..

Bu yazı, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yayınları tarafından basılan "Ayvacık Değerleri Sempozyumu (29-30 Ağustos 2008)" bildiri kitabındaki verilerden derlenmiştir.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski

Post ADS 1 Reklam

Post Ads 2 REklam