Halil Hamit Paşa'nın Hazin Sonu

Kaynaklara göre 18. yüzyılın en önemli devlet adamlarından biri olan Sadrazam Halil Hamit Paşa’nın Bozcaada’da son bulan hazin hikayesi, siyasi entrikalar, sürgün ve idamla şekillenmiştir.

Paşa'nın hikayesinin detayları şöyledir:

1. Yükselişi ve Islahatları Halil Hamit Paşa, Osmanlı Devleti’nin gerileme döneminde (18. yüzyıl) sadrazamlık yapmış, devletin kötü gidişatını gören ve bunu düzeltmek için ciddi çaba sarf eden vizyoner bir devlet adamıydı,. Sınır boylarındaki kaleleri onarmış, Sürat Topçu Ocağı'nı canlandırmış, Fransa'dan askeri uzmanlar getirmiş ve yerli malı kullanımını teşvik etmiştir,.

2. Siyasi Entrikalar ve Düşüşü Paşa'nın padişah nezdindeki itibarının artması, rakiplerini (özellikle Cezayirli Hasan Paşa) kıskandırmıştır. Rakipleri, Halil Hamit Paşa'nın yaşlı padişah I. Abdülhamid'i tahttan indirip yerine yenilikçi Şehzade Selim'i (III. Selim) geçireceği dedikodusunu yaymışlardır. Bu söylentiler üzerine Paşa, 1785 yılında sadrazamlıktan azledilmiş ve mallarına el konulmuştur.

3. Sürgün ve Bozcaada Görevden alındıktan sonra önce Gelibolu'ya gönderilen Paşa'ya, görünürde "Mekke Şeyhülharamlığı" (Mekke Valiliği) görevi verilmiş ve hazırlık yapması için Bozcaada'ya gitmesi emredilmiştir. Ancak bu atama bir oyalama taktiğiydi. Paşa, Bozcaada'ya ulaştığında hakkındaki dedikodular devam etmiş ve idam fermanı verilmiştir.

4. İdamı ve İkiye Bölünen Mezarı Hikayenin en trajik kısmı idamdan sonra gerçekleşmiştir:

• İdam: Halil Hamit Paşa, 1785 yılında Bozcaada'da idam edilmiştir.

• Kesik Başı İstanbul'da: İdamın ardından Paşa'nın başı kesilerek İstanbul'a götürülmüş, sarayda teşhir edildikten sonra Karacaahmet Mezarlığı yakınlarındaki aile kabristanına defnedilmiştir.

• Bedeni Bozcaada'da: Paşa'nın başsız vücudu ise Bozcaada'daki Alaybey Camii'nin avlusunda bulunan hazireye (mezarlığa) gömülmüştür,.

5. Mezar Taşı ve Kitabesi Alaybey Camii'nin haziresine defnedilen ilk kişi Halil Hamit Paşa'dır. Mezar taşında şu ifadeler yer almaktadır: "Hüvelbâkî / Sadrazam-ı esbak / Merhum ve mağfur el-muhtâc / İlâ rahmet-i Rabbihî’l-gafûr / Halil Hamid Paşa ruh-ı Şerifi içün el-fatiha / Sene 1199" (Miladi 1785).

Bu olay, Bozcaada'nın Osmanlı döneminde sadece bir savunma üssü değil, aynı zamanda yüksek rütbeli devlet adamları için bir sürgün yeri olarak kullanıldığının en somut göstergelerinden biridir.

Kaynaklar.
Bozcaada Değerleri Sempozyumu Bildirileri, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yayınları, 2008)

Post a Comment

Daha yeni Daha eski