Kazdağı Çevresindeki Antik Yerleşimler ve Kültürel Değerler


Antik Troas Bölgesi’nin iç kesimini oluşturan Bayramiç ve çevresinde en büyük yükselti olan Kazdağı (İda), antik çağdan beri yörenin temel yaşam kaynağını oluşturmuştur. Antik kaynaklar, efsaneler ve mitolojik anlatılar incelendiğinde; Kazdağı’nın bölge insanı için yalnızca coğrafi bir unsur değil, aynı zamanda kutsal ve kültürel bir merkez olduğu görülmektedir. Her efsanede Kazdağı’na yapılan göndermeler, dağın mitolojik hafızadaki yerini açıkça ortaya koymaktadır.

Kazdağları; bitki örtüsü, yaban hayatı, zengin maden yatakları, oksijen kaynağı ormanları ve bölgeye hayat veren Menderes Nehri (antik Skamandros) ile Troas coğrafyasının kalbini oluşturmaktadır. Antik çağ insanı için su kaynakları hayati öneme sahip olduğundan, Kazdağı etekleri ve Menderes Nehri deltası çevresinde çok sayıda yerleşim kurulmuştur.

Amasyalı coğrafyacı Strabon, Troas Bölgesi’ni tanımlarken Kazdağı’nı merkeze alır ve dağın çok tepeli yapısını ayrıntılı biçimde betimler. Homeros ise İlyada’da Kazdağı’nı “bin pınarlı, vahşi hayvanların anası İda” sözleriyle tanımlamıştır. Bu anlatımlar, dağın hem doğal hem de kutsal bir mekân olarak algılandığını göstermektedir.


2. KAZDAĞI ÇEVRESİNDEKİ ANTİK YERLEŞİMLER

2.1. Skepsis

Skepsis, günümüzde Kurşunlu Köyü’nün batısındaki Kurşunlu Tepesi üzerinde yer almaktadır. Strabon’a göre kent, önce Palaiskepsis’te yaşayan halkın buraya taşınmasıyla kurulmuş, daha sonra Miletoslular tarafından kolonize edilmiştir. 19. yüzyılda yapılan araştırmalara rağmen, Bayramiç’in kuruluşu sırasında yapı taşlarının devşirme olarak kullanılması nedeniyle kalıntıların büyük bölümü yok olmuştur. 1993–1995 yıllarında gerçekleştirilen kurtarma kazılarında Roma dönemine ait bir hamam ve çok sayıda mezar açığa çıkarılmıştır.

2.2. Kebrene

Kebrene, Kazdağı’nın batı ucunda, Çaldağ ve Akpınar köyleri arasında yer almaktadır. Antik kaynaklarda Homeros’un “Dardania” olarak adlandırdığı bölgenin güneyinde gösterilen Kebrene, surlarla çevrili, akropolü bulunan bir kenttir. Paris ile Oinone efsanesinin burada bir pınar başında geçtiği kabul edilmektedir. Günümüze çok az mimari kalıntı ulaşmıştır.

2.3. Palaiskepsis

Palaiskepsis, Tongurlu Köyü’nün kuzeyindeki İkizce Tepesi üzerinde yer almaktadır. Uzun süre Skepsis ile karıştırılan bu yerleşim, Skepsis’in yerinin kesinleşmesinden sonra “Eskiskepsis” olarak tanımlanmıştır. Yapılan yüzey araştırmalarında erken dönemlere ait seramik parçaları ve sur kalıntıları tespit edilmiştir.

2.4. Gergis

Gergis, Karıncalı Köyü’nün güneydoğusunda yer alan Asartepe üzerindedir. Dağ yerleşimi karakteri gösteren kent, adını “zirve” anlamına gelen Gerga kelimesinden almaktadır. Antik kaynaklarda Athena Tapınağı, surlar ve anıtsal kent kapısından söz edilmektedir.

2.5. Andeira

Andeira’nın kesin yeri günümüzde tam olarak belirlenememiştir. Strabon’un aktardığı bilgilere göre Skepsis’ten sonra Andeira topraklarına geçilmektedir. Küçük bir yerleşim olan Andeira’nın, kutsal alanıyla tanındığı düşünülmektedir.

2.6. Diğer Yerleşimler

Asarlık Tepe, Pınarlıtaş, Marpessos, Kenchreai, Kleandria, Gorgos ve Petra gibi yerleşimler antik kaynaklarda adları geçen, ancak günümüze sınırlı kalıntılar ulaşan diğer merkezlerdir. Bu yerleşimler Kazdağı’nın antik çağda ne denli yoğun bir iskan gördüğünü göstermektedir.


3. KAZDAĞI VE MİTOLOJİ

Kazdağı, antik çağ düşüncesinde yalnızca bir dağ değil, kutsal bir mekân olarak kabul edilmiştir. “Troas Olympos’u” olarak anılan dağ, birçok mitolojik olaya sahne olmuştur. İda Zeusu, Ganymedes, Ankhises ve Aineias anlatıları ile Paris ve Üç Güzeller efsanesi bunların başında gelir.

Paris ile Üç Güzeller efsanesi, Kazdağı’nın mitolojik kimliğini günümüze kadar taşıyan en önemli anlatıdır. Yarışmanın bir elma ile sonuçlanması, günümüzde bölgede yaygın olan elma yetiştiriciliğiyle sembolik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu efsane, yerel ölçekte düzenlenen etkinliklerle günümüzde de yaşatılmaktadır.


4. DEĞERLENDİRME VE SONUÇ

Kazdağı ve çevresi, antik çağdan günümüze uzanan zengin kültürel ve doğal mirasıyla büyük bir potansiyele sahiptir. Buna karşın, ilçede yer alan antik yerleşimlerin turizm açısından yeterince değerlendirilemediği görülmektedir. Kazdağı’nın mitolojik ve kültürel değerlerine gereken önem verilerek, yerel ve ulusal düzeyde tanıtım faaliyetleri artırılmalıdır.

Rehber kitapçıklar, broşürler, doğa yürüyüşleri ve bisiklet turları gibi etkinliklerle bölgenin doğal ve kültürel mirası tanıtılabilir. Efsanevi Paris–Üç Güzeller anlatısının ulusal ve evrensel ölçekte ele alınması, Bayramiç ve Kazdağı’nın tanıtımına önemli katkılar sağlayacaktır.

Sonuç olarak, Antik Troas’ın çatısı durumundaki Kazdağı’nın kültürel, mitolojik ve doğal zenginlikleri birer “altın değer” niteliğindedir ve korunarak gelecek kuşaklara aktarılmalıdır.

Kaynak: Bayramiç Değerleri Sempozyumu (29 Ağustos 2008) Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Yayınları, No: 85.

Post a Comment

Daha yeni Daha eski