
Çanakkale İskele Meydanı’ndan gelip geçen binlerce insan, feribot kuyruğunda bekleyen yolcular ya da kordonda akşam sefasına çıkanlar için o ağaç, sadece gölgesinde serinlenen bir bitkiden çok daha fazlasıdır. Çanakkale’nin kalbinde, betonların arasında devasa bir yeşil mücevher gibi parlayan bu Anıt Manolya, aslında kökleri Girit’e, gövdesi ise bir aşk hikayesine dayanan canlı bir tarihtir.
Girit’in Bahçelerinden Çanakkale’nin Kıyısına
Hikaye, 19. yüzyılın başlarında Girit Adası’nda çiçek sevdasıyla tanınan Ali Bey ile başlar. Ali Bey’in adayı ünleyen o meşhur manolya bahçeleri, 1923 yılındaki büyük mübadele ile yerini hüzünlü bir göçe bırakır. Ancak Ali Bey, yanına sadece eşyalarını değil, o çok sevdiği manolya fidanlarını da alır. Ayvalık’a yerleşen ailenin bu nazlı fidanları, yeni topraklarda da Ali Bey’in özeniyle boy verir.
En Değerli Çeyiz: Üç Manolya Fidanı
Ali Bey’in kızı Fatma Hanım’ın yolu, Çanakkaleli Mehmet Bey (Tosun) ile kesiştiğinde takvimler 1933 yılını göstermektedir. Gelin olup Çanakkale’ye gitmeye hazırlanan Fatma Hanım’ın çeyiz sandığının yanına, babası tarafından üç adet manolya fidanı iliştirilir. Bu fidanlar, sadece birer bitki değil; babasından kıza, Girit’ten Çanakkale’ye taşınan birer vatan hatırasıdır.
Mehmet Bey, kayınpederinin vasiyetine sadık kalarak fidanları işin ustasına, yine bir Girit mübadili olan Bahçıvan İbrahim Çapkan’a emanet eder. Üç fidandan biri kendi evlerine, biri bahçıvanın bahçesine, sonuncusu ise o günlerde nikahlarının kıyıldığı Belediye Binası’nın (bugünkü İskele Meydanı mevkii) bahçesine dikilir. Evlerin bahçesindeki fidanlar zamanla kuruyup gitse de, nikah hatırası olarak kamuya mal olan o son fidan, bugün devasa gövdesiyle karşımızda duran ağaçtır.
93 Yıllık Bir Sessiz Tanık
Bugün (17.01.2026) yaklaşık 93 yaşında olan bu ağaç, 2004 yılında "Anıt Ağaç" olarak tescil edilerek koruma altına alınmıştır. Yanındaki Anafartalar Oteli yıkılmış, belediye binasının yeri değişmiş, meydan defalarca düzenlenmiştir; ancak manolya ağacı, Fatma Hanım ile Mehmet Bey’in o mutlu gününün anısını her bahar bembeyaz çiçekleriyle tazelemeye devam etmektedir.
Çanakkale’nin rüzgarına, iskele kalabalığına ve geçen zamana inat dimdik ayakta duran bu ağaç, bize şunu fısıldar: Bazı sevdalar biter, bazı binalar yıkılır ama kökü sevgiyle dikilen bir ağaç, bir şehrin hafızasını sonsuza dek koruyabilir.
Bu yazı, Çanakkale basın camiasının kıymetli ismi Araştırmacı Gazeteci Ayhan Öncü’nün 2015 yılında kaleme aldığı haberden derlenmiştir. 2023 yılında aramızdan ayrılan dostumuzun aziz hatırasına saygıyla...
Mekanı cennet olsun.
Kaynak:
Yorum Gönder