Dardanos Antik Kenti, Çanakkale il merkezinin yaklaşık 11 km güneybatısında, Kepez Beldesi ile Çınarlı Köyü sınırları arasında, Çanakkale Boğazı’nı denetleyen stratejik bir tepe üzerinde yer almaktadır. Coğrafi konumu itibarıyla hem Troas Bölgesi içindeki kara ulaşımını hem de boğaz geçişlerini kontrol edebilen bir noktada kurulmuş olması, kentin tarihsel süreçteki önemini belirleyen temel unsurlardan biridir.
Antik kaynaklara göre kent, adını Yunan mitolojisinde Zeus ile Elektra’nın oğlu olan Dardanos’tan almaktadır. Dardanos, Troya krallarının mitolojik atası olarak kabul edilmekte; bu nedenle Dardanos kenti, Troya hanedanının kökenine atfedilen bir “ata yerleşimi” niteliği taşımaktadır. Çanakkale Boğazı’nın Batı dillerindeki karşılığı olan “Dardanelles” adının da bu yerleşimden türemesi, kentin antik dünyadaki sembolik ve coğrafi etkisini ortaya koymaktadır.
Arkeolojik ve numizmatik veriler, Dardanos’ta yerleşimin MÖ 3. binyıla kadar uzandığını göstermektedir. Kent, Troas Bölgesi’nde kendi adına sikke basan ilk yerleşimlerden biri olmasıyla ekonomik ve politik özerkliğini erken dönemlerde tesis ettiğini ortaya koymaktadır. Tarihsel süreçte Pers İmparatorluğu’nun egemenliği altına giren Dardanos, Büyük İskender’in Anadolu seferleri sonrasında Hellenistik krallıkların yönetiminde kalmıştır. MÖ 190 yılında yeniden bağımsızlığını kazanan kent, özellikle Roma Cumhuriyet Dönemi’nde bölgesel diplomaside önemli bir rol üstlenmiştir.
Dardanos’un antik tarih içindeki en dikkat çekici olayı, MÖ 84 yılında Roma Konsülü Lucius Cornelius Sulla ile Pontus Kralı VI. Mithridates Eupator arasında imzalanan ve literatürde “Dardanos Barışı” olarak anılan antlaşmaya ev sahipliği yapmasıdır. Bu antlaşma, Roma–Pontus Savaşları’nı sona erdirmesi bakımından yalnızca bölgesel değil, Akdeniz dünyası açısından da diplomatik bir dönüm noktası olarak değerlendirilmektedir.
Kentin arkeolojik açıdan en önemli yapısı, 1959 yılında keşfedilen Dardanos Tümülüsü’dür. Anıtsal nitelik taşıyan bu mezar yapısı, antik dönemde elit bir aileye ait çok kuşaklı gömü geleneğini yansıtması bakımından Anadolu arkeolojisi için büyük önem taşımaktadır. Tümülüste ele geçirilen altın takılar, bronz eserler, seramikler ve müzik aletleri, dönemin sosyal statü, estetik anlayış ve ritüel uygulamalarına ışık tutmaktadır. Söz konusu buluntular günümüzde Troya Müzesi koleksiyonunda korunmakta ve sergilenmektedir.
Osmanlı döneminde, özellikle Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’un fethinden sonra Çanakkale Boğazı’nın savunmasına yönelik olarak inşa ettirilen boğaz kaleleri çevresine nüfusun yönlendirilmesiyle Dardanos yerleşimi giderek terk edilmiştir. Bu süreç, antik kentin yerleşim sürekliliğinin sona ermesine neden olmuş ve alan zamanla arkeolojik bir sit niteliği kazanmıştır.
Günümüzde Dardanos Antik Kenti kalıntıları, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Dardanos Yerleşkesi sınırları içerisinde yer almakta; yakınındaki Dardanos (Hasan–Mevsaf) Tabyası ile birlikte, antik çağdan Osmanlı ve modern döneme uzanan çok katmanlı bir tarihsel peyzaj sunmaktadır. Bu yönüyle Dardanos, Troas Bölgesi’nin kültürel sürekliliğini anlamada anahtar konumda olan yerleşimlerden biridir.
Kaynakça
T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı:
DergiPark:
Troia Vakfı:
Anadolu Ajansı:
Wikipedia:

Yorum Gönder