🔫 ÇANAKKALE'DE SİLAHLAR, GEMİLER VE TEKNOLOJİ
10 Soru 10 Cevap | Kategori 5: Silahlar ve Gemiler (Güncellenmiş Son Versiyon)
Cevap: Her iki taraf da I. Dünya Savaşı'nın modern silahlarını kullandı:
Türk/Osmanlı Tarafı:
- Piyade tüfeği: Mauser G98 (Alman yapımı, 5 mermilik şarjör, tek atış etkili)
- Makineli tüfek: MG08 (Maxim tipi, dakikada 400-500 atım)
- Toplar: Krupp ve Rheinmetall yapımı sahra/obüs topları (75 mm, 105 mm, 150 mm, 240 mm, 355 mm ağır toplar)
- El bombası ve süngü (yakın dövüş için)
İtilaf Devletleri Tarafı:
- Piyade tüfeği: Lee-Enfield (İngiliz, 10 mermilik şarjör, hızlı ateş)
- Makineli tüfek: Vickers, Lewis
- Ağır donanma topları (gemilerde 12-15 inçlik)
- Uçaklar (keşif, hafif bombardıman)
- Denizaltılar (torpido)
Makineli tüfekler siper savaşında ölümcül etki yarattı; bir makineli tüfek 100-200 tüfeğe bedel kabul ediliyordu.
Cevap: Tabyalar, boğazı savunan ana istihkam yapılarıydı. En önemlileri (Rumeli ve Anadolu yakasında):
- Rumeli Mecidiye Tabyası (Seyit Onbaşı'nın görev yaptığı, 240 mm Krupp toplar)
- Rumeli Hamidiye Tabyası (355 mm Krupp toplar)
- Anadolu Hamidiye Tabyası (355 mm Krupp toplar)
- Namazgâh Tabyası
- Ertuğrul Tabyası
- Dardanos Tabyası
- Orhaniye Tabyası
- Mesudiye Tabyası
- Değirmenburnu Tabyası
- Çamburnu (Kakavan) Tabyası
Bu tabyalar boğazın en dar yerinde (Kilitbahir civarı) yoğunlaşmıştı; 18 Mart Deniz Zaferi'nde kritik rol oynadılar.
Cevap: Nusret Mayın Gemisi, 7-8 Mart 1915 gecesi (çoğu kaynakta 8 Mart sabahı erken saatler) Karanlık Liman'a (Erenköy Koyu) 26 mayın döşedi. Bu mayınlar, İtilaf donanmasının dönüş manevrası sırasında kaderi değiştirdi: Bouvet, Irresistible ve Ocean zırhlıları battı. Nusret'in gizli operasyonu zaferin dönüm noktasıydı.
Cevap: En büyük çaplı toplar 35.5 cm (355 mm) Krupp yapımı sabit toplardı (Rumeli Hamidiye ve Anadolu Hamidiye Tabyaları'nda). Seyit Onbaşı'nın kullandığı Rumeli Mecidiye Tabyası'ndaki top 240 mm çaplı Krupp'tu; mermi ağırlığı resmi kaynaklarda 215 kg (bazı popüler anlatımlarda 275-276 kg olarak abartılır, ama tartım 215 kg'dır). Bu mermiler vinç arızasında sırtlanılarak namluya sürüldü.
Cevap: Şarapnel, top mermisinin içine yerleştirilmiş küçük demir bilyeler/misketlerden oluşan bir mermi tipidir. Havada patladığında bilyeler etrafa saçılır ve geniş alanda askerleri yaralar/öldürür (özellikle açık siperlerde etkiliydi). Siper savaşında en çok ölüme neden olan silahlardan biriydi. Atatürk, 10 Ağustos 1915'te Conkbayırı'nda şarapnel parçası göğsüne isabet etti; cebindeki cep saati parçalanarak hayatını kurtardı (saat darbeyi emdi).
Cevap: Mayın döşemek son derece tehlikeliydi:
- Nusret gibi özel mayın gemileri gece karanlığında (projektör ve keşif riskine karşı) mayınları bırakırdı.
- Mayınlar çelik halatlarla belirli derinliğe (genellikle 4-5 metre) sabitlenir, gemiye çarptığında patlardı.
- Bir gemi 20-40 mayın taşıyabilirdi; Nusret 26 mayın döktü.
- Gündüz döşeme imkânsızdı; sis/yağmur ve gece operasyonları tercih edilirdi.
- Düşman denizaltı/uçak tespiti riski çok yüksekti.
Cevap: Uçaklar öncelikle keşif amaçlı kullanıldı:
- Düşman mevzilerini fotoğraflama ve topçu ateşini yönlendirme
- Gözetleme balonları ile benzer görevler
- Hafif bombardıman ve propaganda broşür atma (sınırlı)
İtilaf tarafı uçakları daha yoğun kullandı; Türk tarafının az uçağı vardı (Alman pilotlar destek verdi). İlk Türk hava şehidi Yüzbaşı Fazıl Bey burada şehit düştü.
Cevap: Hastane gemileri yaralı tahliyesi ve tedavi için kullanıldı:
- Beyaz boyalı, büyük kırmızı haç işaretli, gece ışıklı (Cenevre Sözleşmesi koruması)
- Türk tarafında Reşit Paşa (Hilal-i Ahmer hastane gemisi), Gülcemal gibi gemiler vardı; yaralıları Akbaş/Kilya'dan İstanbul'a taşıyordu.
- Reşit Paşa gemisi 1915'te İngiliz uçakları tarafından taarruza uğradı (savaş suçu); ayrıca bazı hastane gemileri mayın veya ateş altında hasar aldı.
- Gemiler ameliyat ve bakım da yapıyordu.
Cevap: Denizaltı ağları, Boğaz'a düşman denizaltılarının girişini engellemek için gerilen çelik halat/kablo ağlarıydı:
- Nara Burnu gibi dar noktalara yerleştirilmişti.
- Denizaltı ağa takılırsa su yüzüne çıkmak zorunda kalır (top ateşiyle vurulurdu) veya kesmeye çalışırken tespit edilirdi.
- Ağlara rağmen bazı denizaltılar (İngiliz E11, Avustralya AE2) Marmara'ya geçti.
- Bu ağlar Boğaz savunmasının önemli parçasıydı.
Cevap: Evet, özellikle 18 Mart Deniz Zaferi sonrası mermi sıkıntısı başladı:
- Fabrikalar (İstanbul'daki İmâlât-ı Harbiye) üretimi yetiştiremiyordu.
- Mermiler gemilerle taşınıyordu (denizaltı tehlikesi vardı).
- Bazı toplar mermi azlığından sınırlı ateş edebildi.
- Düşmandan ele geçirilen mermiler kullanıldı.
- Halk evdeki bakır/tunç eşyaları bağışlayarak mermi üretimine yardım etti (milli seferberlik).
Bu kriz Türk direnişini daha da zorlaştırdı.
Yorum Gönder
"Değerli ziyaretçimiz; Sarısıvat Kültür Rehberi'ne katkınız için teşekkürler. Yorumunuz, incelememizin ardından kısa süre içinde yayına alınacaktır."